1- Hissettiğin Yerdesin

İnsanın evi,ruhunun hissettiği yerdedir aslında.Kimilerine göre de bir kişidir.Sahiden ev kavramı bu kadar değişken iken ev neyi temsil eder bizim için? İlkel zamanlarda bile insanlar kendine ait küçük bir alan yaratmaya çalışırdı.Zamanla bunlara mağara,çadır,kulübe derken ev kavramına gelindi.Bunu sadece sığınmak için mi yapıyorlardı?Yoksa özel alan hissi o zamanda da yoğun muydu? Benim için ev; kendimi ait hissettiğim,rahat,sakin,huzurlu olduğum bir kavram.Tüm bu duyguları hissettiğim yerler evim olabiliyor, her ne kadar dünya bizi keskin ve net kararlar almaya zorlasa da,bize sürekli ''ya siyah ya beyaz'' dese de tek bir evim yok benim.Ne siyahım ne de beyazım. Bu zamana kadar ruhsal anlamda gerçekten iyi hissettiğim yer kesinlikle içinde bulunduğum ev değildi.Halbuki insan içinde yaşadığı,büyüdüğü,çocukluk anılarıyla dolu bir eve neden sevmez değil mi?Şımarıklık mı bu? Hayır,kesinlikle değil. Hepimizin bambaşka hayatlar yaşıyoruz.Bambaşka kişiliklerle farklı bir sürü şey deniyoruz,yapıyoruz.Ben ise kendi yolumu bulmak için her gün çabalıyorum. Eğer sizde benim gibi hissediyorsanız,ev dediğiniz kavram çok da uzak değil. Nasıl mı? İşe önce kendi alanınızı yaratmakla başlayın.Bu bir oda olmak zorunda değil.Yaratıcı olmaktan korkmayın.Sizin zevkinize göre düzenlenmiş tek bir köşe bile çok iyi hissetmenize sebep olur. Ben paylaşmayı sevdiğimden,bana ait olan yeri-evimi-sevdiğim kişilere açmayı seviyorum. Peki ya sen? Kapıların herkese kapalı mı,ardına kadar açık mı? Aradığım cevap ikisi de değil. Dediğim gibi ‘’ya siyah ya beyaz’’ değil, ‘’griyi’’ yorumlamanızı istiyorum. Sevgiler

Yorumlar

Popüler Yayınlar